Arapça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arapça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2016 Perşembe

Kahve

Türkçe’ye de İngilizce’ye de Arapça’daki Kahwa kelimesinden gelmiş. Kahwa; yüksek ihtimalle, Yemen’de en çok kahve bitkisi üretilen Kaffa bölgesinden ismini alıyor. Arapça’daki kayf (yani keyif) kelimesiyle de ortaklık taşıdığı düşünülmekte ancak muhtemelen sadece bir benzerlik. 

Salep

Orkide çiçeğinden yapılan salep içeceği, Arapça orkideye verilen isim olan ta’lap kelimesinden geliyor. Aslında orkide Arapça’da “kushyatu ta’lap” yani “tilki taşağı” demek, Ancak zamanla kısalarak sadece ta’lap yani tilki denmeye başlanmış.

Şerbet

Arapça’da tek seferde içilen içecek anlamına gelen Şarbat kelimesinden geliyor. Meşrubat kelimesi ise bunun çoğulu yani “İçecekler”

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Rakı

Arapça “damıtılmış içki” anlamına gelen “araki” kelimesinden geliyor. Alkol damıtma tekniğinin 11. Yüzyılda İspanya’daki Araplar tarafından keşfedilidiği biliniyor. 

Şarap

Arapça’da her türlü içeceğe verilen şaraba kelimesinden geliyor. Örneğin şerbet de aynı kelimeden türemiş. İngilizcesi olan Wine kelimesi de bir çok antik dilde üzüm anlamına gelen “vine” kelimesinden geliyor.

1 Nisan 2015 Çarşamba

Burç

Arapça’da zodyak üzerindeki 12 yıldız kümesinin her birini ifade eden Burc kelimesinden geliyor. Arapça’ya da Aramca’daki Burge yani “yüksek” kelimesinden geliyor. Türkçe’de kalelerin yksek tepelerine verdiğimiz isim olan burç da aynı kökten geliyor.

Burçlar

6 Eylül 2014 Cumartesi

Havuz

Arapça su birikintisi anlamına gelen hawz kelimesinden geliyor.

Evin Bölümleri

Mutfak

Arapça aynı anlama gelen “Matbah” kelimesinden geliyor. Tbh fiili yemek yapmak demek, Matbah ise yemek pişirilen yer.

Evin Bölümleri

24 Ağustos 2014 Pazar

Hamsin

Kışın esen bu soğuk rüzgâr, Arapça’da kışın en soğuk geçen 40 gününden sonra (Erbain günleri) gelen 50 ılık-soğuk dönemin ismi olan Xamsin (50) kelimesinden geliyor. 

Rüzgarlar

Sirokko

Afrika’dan Avrupa’ya doğru esen bu sıcak ve kuru rüzgârın adı Türkçe’ye İtalyanca’da aynı rüzgara verilen isim olan Sirocco’dan geçmiş. İtalyanca’ya da Yunanca’daki Sirocos kelimesinden. Yunanca’ya ise Arapça’da (yani rüzgarın doğduğu yer olan Libya’da) aynı rüzgara verilen Şoruk isminden geliyor. Şoruk kelimesi Arapça’da “yükselmiş” demek ve Şaraka yani “yükselmek” fiilinden türetilmiş.

Rüzgarlar

Keşişleme

Güneyden esen bu rüzgârı İstanbul’daki denizciler isimlendirmişler. Uludağ’ın eski adı Keşiştepe imiş, güneydeki Uludağ yönünden gelen soğuk rüzgârların ismi bu sebeple Keşişleme olmuş. Keşiş ise Arapça’da Hristiyan rahiplere verilen Kaşiş kelimesinden geliyor.

Rüzgarlar

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Samyeli

Samm kelimesi Arapça’da zehirli demek ve bu kelime de Akadca’daki Şama kelimesinden geliyor. Dolayısıyla çok sıcak bir rüzgâr olan Samyeli “Zehirli Rüzgâr” anlamına geliyor.

Rüzgarlar



12 Haziran 2014 Perşembe

Lokma

Arapça’da da bu tatlıya Lukma deniyor ve Lukma bir seferde yenilecek parça anlamına geliyor, Lokma kelimesi de aynı kökten geliyor.

Tatlılar Hamur İşi

Helva

Arapça’da her tür tatlı yiyeceğe verilen Halwa kelimesinden geliyor. 

Geleneğe göre; doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, çocuklar okula başladığında, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yağmur dualarında, kuzunun sütten kesilme günü olan yoğurt bayramında, ilk çiğin görüldüğü gün olan çiğdem düğününde çeşitli helvalardan biri yapılır ve eşe dosta dağıtılır.

Şamanik dönemlerde ölen kişinin mezarına 40 gün boyunca yemek konurmuş, çünkü öeln kişinin ruhunun u şekilde aç kalmayacağı düşünülürmüş. (Bu adet bazı Budizm başta olmak üzere reenkarnasyona inanan bir çok din ve mezhepte hala yaşıyor.) İslam'a geçtikten sonra mezara bırakmanın yerini yemek yapıp fakirlere dağıtmak almış.

Bir diğer görüş ise Helva çok uzun sürede pişen ve sürekli karıştırmak gereke bir yiyecek olduğu için, o uzun ve telaşsız süre boyunca dua etmek ölümün ardından tutulan yasın bir parçası, oldukça meditatif bir adet olduğu da gerçek.

Tatlılar

Simit

Arapça ince buğday unu anlamına gelen Semid kelimesinden geliyor, irmik de yanı kelimeyle ifade ediliyor.  Arapça’ya da Akadca’daki Samida kelimesinden geçmiş, batı dillerinde irmiğe verilen isim olan “Semolina” da aynı kökten geliyor. Akadca’dan Eski Yunanca’ya Semidalis olarak geçmiş ve daha sonra Semolina halini almış.

Yuvarlak şeklindeki diğer simitli kelimeler (mesela can simidi veya Türk simidi) şekil benzerliğinden kaynaklanıyor. 

Muhallebi

Arapça “Halab” süt demek, muhallebi ise sütlü tatlı.

Tatlılar 


Kadayıf

Arapça’da da aynı anlama gelen, Kataif kelimesinden geliyor. Kataif ise sütün ince kaymağı anlamına gelen Katifa kelimesinden türemiş. 

Tatlılar Hamur İşi

Şöbiyet

Arapça Şabiyya “çok doymak, tıka basa yemek” anlamına geliyor, şöbiyet ise “tıka basa yedi, çok doydu, fazla geldi.” Kelimenin yakın zamanlarda (1980’ler) Güneydoğu Anadolu’daki anadili Arapça olanlar tarafından Türkçe ’ye kazandırıldığı düşünülüyor. Zira arpça konuşan ülkelerde böyle bir tatlı yok. 

Tatlılar Hamur İşi

Aşure

Hicri takvimdeki Muharrem ayının onuncu gününde yapılması gelenek haline gelen Aşure, Arapça “Onuncu Gün” anlamına gelen Aşura kelimesinden geliyor.  Aşure bir çok tahıl, kuru meyve, yemiş, su, şeker ve baharatın karıştırılmasıyla yapılıyor ve İslami inanca göre Muharrem ayının onuncu günü, Nuh Büyük Tufan'dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yapmış. Sadece İslam inancından değil, Anadolu ve Orta Doğu’daki birçok inanışta Aşure geleneği yaşıyor.

Ermeniler, 6 Ocak'ta "Anuş-Abur" ismini verdikleri aşureyi yaparken; Rumlar, buğday, kuru üzüm ve bal ile yaptıkları "Koliva"yı kilise kapısında dağıtıp ortasına bir mum diktikleri bir tabakla mezarın başına yerleştiriyorlar.


Alevi kültüründe, Kerbela Savaşı'nda Hüseyin'in öldürüldüğü günde aşure pişirilmesi ile aşurenin hiçbir hayvansal ürün içermemesi arasında bağlantı kurulur ve şiddetin genel olarak protesto edildiği ifade edilir. Aleviler, her sene aşurelerini pişirip konu komşu ile paylaşırlar.

29 Mayıs 2014 Perşembe

Hala - Teyze

Teyze, Eski Türkçe’de annenin kız kadeşi anlamına gelen Tayıza kelimesinden geliyor. 

Hala ise, Arapça’da babanın kızkardeşi anlamına gelen Xala kelimesinden geliyor.